Deniz, 23 yaşındayım, melez tenli ve kumralım. Pendik’te oturuyorum ve randevularımı bu ilçenin içinde veriyorum; şehrin öbür ucuna geçmek hem beni yoruyor hem de verdiğim saati kaydırıyor, o yüzden yıllardır bu düzeni bozmadım. Tenim yüzünden “özel kadın” diye anılıyorum. Kendimi öyle görmüyorum, sade bir kadınım.
Evim Pendik merkezine yürüyerek on iki dakika. Kaynarca tarafından gelen için metro çıkışı daha kolay oluyor, Kurtköy tarafından gelen ise sahil yolunu kullanıyor; iki güzergâhta da sapak tek olduğu için adresi bulamayan olmadı bugüne kadar. Sokak sakin. Arabayla gelen kapının önüne park ediyor.
Kimin ne kazandığı beni ilgilendirmiyor. Ücreti baştan söylüyorum, telefonda söylüyorum ve buluşma anında değiştirmiyorum; karşımdaki kişinin cebinde geri kalan para benim meselem değil. Meslektaşlarımın çoğu bu konuda benimle aynı fikirde değil.
Pendik’teki Siyahi bir escort Bayan
Ev benim, misafirimi de kendim ağırlıyorum. Kapıdan girip işini bitirip çıkma telaşındaki birine göre değilim; önce yarım saat oturup konuşuyoruz, çay ya da kahve içiyoruz, gerisi kendiliğinden geliyor. Görüşeceğim kişiyi bu yüzden seçiyorum ve günde iki randevudan fazlasını almıyorum.
Randevu saatlerim on ikiden gece yarısına kadar. Sabah aramalarına dönmüyorum çünkü o saatte uyuyorum, akşam altıdan sonra ise telefonu genellikle ikinci çalışta açıyorum. Aynı gün için aranmasını tercih ediyorum, üç gün sonrasına verilen sözler çoğu zaman tutmuyor.
Yazıya dökemediğim şeyler var, onları telefonda konuşuyoruz. Beni arayan kişiyle önce sesinden anlaşmam gerekiyor; ses tonu kaba gelirse randevu vermiyorum ve bunu kimseye açıklamak zorunda da değilim. Adresi randevu kesinleştikten sonra mesajla gönderiyorum, tarifi de aynı mesaja yazıyorum.
Sevdiğim biriyle geçen bir saat, aceleyle geçen üç saatten iyidir. Ben bu işi böyle biliyorum.