Bu isim yüzünden sürekli aynı soruyu alıyorum, o yüzden en başta cevaplayayım: Türk’üm; İsmim İnna; İnna benim gerçek adım değil, çalışırken kullandığım isim.
Bunu saklamıyorum. Yabancı çağrışımı olan isimlerin daha çok ilgi gördüğünü biliyorum. Bu sektörde yaygın bir tercih. Ama telefonda konuştuğumuzda şivemden anlarsınız.
Aksan taklidi yapmıyorum ve yapmaya da çalışmıyorum. Yabancı biri arayanlar için doğru adres değilim. Bunu baştan söylemek ikimizin de vaktini koruyor.
Buluşmada şaşırmanızı istemiyorum. İlan sayfasında yazan her şey gerçek; sadece isim çalışma adı, gerçek adımı sormanızı beklemiyorum ve söylemiyorum; bu bir gizlilik meselesi, kaba davranmak değil.
İsim üzerinden yorum yapan biriyle görüşmüyorum. Telefonda bunu anladığım anda konuşmayı bitiririm. Kareleri stüdyoda değil evde çekiyorum. İlandaki kişiyle karşılaşacaksınız ve bunu önemsiyorum.
Yaşımı da olduğu gibi yazıyorum. Küçük yazmanın kimseye faydası olmadığını düşünüyorum.
Pendik ve Kurtköy tarafında görüşüyorum.
İki bölge arasındaki mesafe metroyla kısa sürüyor.
Araçla gelecekseniz Kurtköy tarafında park meselesi rahat çözülüyor. Kendi yerimde ağırlıyorum.
Adrese gitmiyorum; kendi mekânımda olmak benim için güvenlik meselesi Nerede olduğumu randevuyu netleştirdikten sonra yazıyorum.
Adresi ilk soran kişilerle görüşmüyorum ve bu benim ölçütüm. Randevu saatini net veriyorum çünkü sonradan sorun çıkmasın. Saati kesin söylüyorum; yıllardır böyle. Bakımlı ve temiz olmak benim için görüşmenin ön şartı, sizin için de öyle olmalı.
Ödemeyi görüşme sırasında elden yapıyoruz. İsim konusundaki dürüstlüğüm başka konularda da geçerli.
Yazdığım hiçbir şeyi süslemiyorum.
Boyum, kilom ve tarifim ilanda yazdığı gibi.
Kapıda şaşırmanızı istemiyorum. Sohbetsiz geçen bir görüşme bana keyifli gelmiyor, acele de sevmiyorum. Kısa bir tanışma bile görüşmenin havasını değiştiriyor.